Ya Bütün Türler Ya Hiçbirimiz
Bir 8 Mart’ı daha geride bıraktık. Barıştan, eşitlikten, özgürlükten ve yaşamdan yana olan kadınlar olarak alanlardaydık. Dünyanın dört bir yanında kadınlar; eril devlete, baskıcı düzene ve patriyarkal kapitalist sisteme karşı sokaklara çıktı. Çünkü bu düzene razı olmayacağız.
Ülkemizde ise biz kadınlar hâlâ en temel hak olan yaşam hakkımız için mücadele veriyoruz. Ancak şiddetin normalleştiği bu düzende yalnızca kadınlar değil, hayvanlar da korunmuyor. Oysa yaşam hakkı yalnızca insanlar için değil; doğanın ve bütün canlıların korunması demektir.
Çünkü biliyoruz ki
yaşam bir bütündür.
Doğanın talan edildiği, hayvanların yaşamının değersiz görüldüğü, şiddetin sıradanlaştırıldığı bir düzende kadınların da güvende olması mümkün değildir. Aynı tahakküm mantığı hem doğayı hem hayvanları hem de kadınları hedef alır.
İşte bu 8 Mart’ta alanlarda kadınların, yaşam hakkı elinden alınan sokakta yaşayan hayvanlar için de tek bir ağızdan slogan attığını gördük. Bu bir tesadüf değil. Kadını başkalaştıran eril düzen, onu doğayla özdeşleştirdi. Doğayı ve hayvanları kendine mülk saydı. Ardından kadının bedeni ve yaşamı üzerinde de aynı mülkiyet hakkını gördü kendinde.
Patriyarkal kapitalizm hayvanlar üzerinden kazanç ilişkisi kurdu. Egzotik hayvanları hayvanat bahçelerine kapatan anlayış; kadınları da gösterişli evlerin içine hapsetmek istedi. Çünkü bu düzen özgür yaşamdan değil, kontrol etmekten ve sahip olmaktan beslenir.
Bugün ülkemizde sokaklarda ve barınaklarda yaşayan yüzlerce hayvan öldürülüyor, görülmüyor, yaşam mücadelesi veriyor. Tıpkı şüpheli şekilde hayatını kaybeden kadınların görülmemesi, dosyalarının bahanelerle kapatılması gibi. Görülmeyen her yaşam bu düzenin nasıl işlediğini gösteriyor. Bazı hayatlar korunmaya değer görülürken, bazıları kolayca gözden çıkarılabiliyor. Kadınların yaşamı değersizleştirildiğinde, hayvanların yaşamı da değersizleşiyor.
Peki neden bu tablo tesadüf değil? Çünkü bu tablo, yaşamı değil kârı merkeze alan; doğayı ve canlıları sömürülecek bir kaynak olarak gören politikaların sonucudur. Aynı düzen kadınların yaşam hakkını da görmezden geliyor, şiddeti ve cezasızlığı büyütüyor. Aynı düzen, trans bireylerin hormon tedavisine erişiminin devlet tarafından engellenmesiyle bedenler üzerindeki denetim ve tahakkümünü sürdürüyor. Bedenler üzerinde söz sahibi olmak isteyen bu sistem, yaşamı değil kontrolü esas alıyor.
Bu yüzden kadınların mücadelesi yalnızca kadınların mücadelesi değildir. Kadınlar yaşamı savundukça doğayı, hayvanları ve bütün canlıları savunan bir mücadele de büyüyor.
Biz kadınlar biliyoruz ki hepimiz özgür olmadan hiçbirimiz özgür olamayız. Kadınlar ve hayvanlar üzerinde kurulan tahakküm zinciri kırılmadan gerçek bir özgürlük mümkün değildir.
İşte bu yüzden 8 Mart’ta alanlarda bir kez daha gür bir sesle söyledik:
Hayvan, Kadın, Özgürlük!
Kurtuluş yok tek başına,
ya bütün türler ya hiçbirimiz!
Yasa değil, bu bir katliam!
Yarın, geniş bir yazar kadrosu ile günceli değerlendirme, siyasi gelişmeleri takip etme, öngörme, anlama ve fikri bir yön çizme hedefindedir. Ancak yayınlanan yazılardaki görüşler, Yarın Yayın Kurulu’nun politik değerlendirmeleriyle tümüyle aynı çizgide olmayabilir. Farklı değerlendirmelere sahip olsalar da mücadeleye katkı sunacağını düşündüğümüz tüm yazılara yayın ilkelerimiz çerçevesinde yer vereceğiz.
İlgili Yazılar
Yeşil Sol Parti Adayı Hakan Öztürk: Büyük halk toplantılarıyla, halkın sözünü direkt parlamentoya taşıyabiliriz
Yeşil Sol Parti İstanbul Adayı Öztürk’ten Diyarbakırda'ki ev baskınlarına tepki: Halk politikalarınızı beğenmezse sizi gönderir, buna alışın
Yeşil Sol Parti Adayı Öztürk: Karanlık rejimi göndermek, Türkiye halklarına muazzam bir özgüven verir
Yeşil Sol Parti Adayı Öztürk: O parlamento güçlü olacaksa önce Kürt milletvekilleri konuştuğunda “Kardeş Kürt halkının diliyle konuşuldu” diye kayda geçmelidir
Yeşil Sol Parti Adayı Hakan Öztürk öldürülen kadınların aileleriyle buluştu: Kadınların çığlığı o mecliste duyulmalı
Yeşil Sol Parti Adayı Hakan Öztürk, altı maddede hedeflerini anlattı: Bu iktidardan bir beklentimiz yok
Emekçi Hareket Partisi (EHP) Genel Başkanı ve Yeşil Sol Parti İstanbul 1. Bölge Milletvekili Adayı Hakan Öztürk, Şırnak’ta yapılan iki Yeşil Sol Parti seçim bürosu açılışına katıldı.














241534546.webp)





245950176.webp)




243859717.webp)


240459470.webp)









253426919.webp)











255437302.webp)





230903555.webp)






















222511212.webp)




























