Post

Rejimin Yeniden Yapılanması Karşısında Devrimci Alternatif

Rejimin Yeniden Yapılanması Karşısında Devrimci Alternatif

 

Siyasal Alanın Tasfiyesi

Türkiye’de güncel siyasal süreç, tek tek krizlerin toplamı olarak değil, devlet aygıtının yeniden kurulduğu bütünlüklü bir rejim olarak ele alınmalıdır. Siyasal alanın sınırları yeniden çizilmekte, temsil mekanizmaları kontrollü biçimde yeniden şekillendirilmektedir. Bu süreç yalnızca iktidarın devamını sağlamaya dönük bir yönetim biçimi değil, aynı zamanda siyasal alanın tüm bileşenlerini yeniden kuran uzun vadeli bir devlet stratejisidir.

Bu yeniden yapılanma sürecinde yargı, bürokrasi ve idari aygıt birlikte hareket ederek siyasal alana müdahale etmektedir. Seçim takviminin esnetilmesi, belirsizliğin bir yönetim aracına dönüşmesi ve hukuki mekanizmaların siyasal müdahale aracı haline gelmesi bu yapının temel unsurlarıdır. “Mutlak butlan” tartışması da bu çerçevede yalnızca teknik bir hukuk meselesi değil, doğrudan muhalefetin örgütsel yapısını hedef alan bir siyasal müdahaledir.

Bu müdahalenin somut örneklerinden biri CHP kurultayı etrafında ortaya çıkan yargı sürecidir. Seçim kurullarının denetiminde yürüyen bir örgütsel sürecin adli yargıya taşınması, sadece hukuk yorumu farkı yaratmamış; aynı zamanda seçim hukukunun sınırları ile yargı yetkisi arasında yeni bir gerilim alanı açmıştır. Bu durum, bir parti içi tartışmanın ötesine geçerek siyasal temsilin hangi mekanizmalar üzerinden belirleneceği sorusuna uzanan daha geniş bir rejim tartışmasına dönüşmüştür.

Saray merkezli iktidar bloğunun yönelimi, muhalefeti tamamen ortadan kaldırmak değil; onu sürekli parçalı, kendi içinde gerilim yaşayan ve birlikte hareket etme kapasitesi zayıflatılmış bir yapıya sabitlemektir. Bu model, klasik tek parti rejimlerinden farklı olarak görünürde çoğulculuğun sürdüğü ama siyasal gücün giderek merkezde toplandığı bir sistem üretmektedir. Muhalefet varlığını sürdürürken, etkisi sistemli biçimde daraltılmaktadır.

Seçimler bu rejimin en önemli araçlarından biridir. Seçimler artık yalnızca temsil üretme alanı değil, siyasal alanı yeniden kurma aracına dönüşmüştür. Erken seçim ya da ertelenmiş seçim senaryoları, iktidarın krizleri yönetme kapasitesine göre devreye giren bir zamanlama mühendisliğinin parçasıdır. Zaman böylece nötr bir akış olmaktan çıkar; muhalefetin örgütsel ritmini bozan bir araca dönüşür.

Bu noktada seçimler, rekabetten çok güç ilişkilerinin yeniden üretildiği bir mekanizma olarak işler. İktidar seçimleri sadece kazanmak için değil, aynı zamanda muhalefeti sürekli yeniden şekillendirmek ve kendi iç krizlerini kalıcı hale getirmek için kullanır. Bu da siyasal alanın normal işleyişini ortadan kaldırarak kalıcı bir olağanüstü yönetim hali yaratır.Bugünkü rejim, açık baskı araçları ile kurumsal yeniden yapılanmanın iç içe geçtiği bir yapıya sahiptir. Yargı doğrudan siyasal bir aktör haline gelirken, bürokrasi karar süreçlerinde yarı bağımsız bir güç odağı gibi çalışmaktadır. Böylece devlet aygıtı sadece iktidarın aracı değil, aynı zamanda siyasal alanın yeniden kurulmasının temel aracı haline gelmektedir.,

 

Muhalefetin Kuşatılması

Bu rejimin temel özelliği muhalefeti tamamen ortadan kaldırmak değil, sürekli kriz üreterek işlevsiz hale getirmektir. Kriz artık istisnai bir durum değil, yönetimin temel parçasıdır. Belirsizlik, müdahale ve yeniden düzenleme aynı anda işletilmekte; siyasal aktörler sürekli yer değiştiren bir zemine zorlanmaktadır.

Bu durum muhalefet içinde ciddi bir koordinasyon krizine yol açmaktadır. Parçalı yapılar birleşik bir hatta dönüşememekte, toplumsal ve sınıfsal tepkiler örgütlü bir siyasal güce dönüşememektedir. Ekonomik kriz derinleşmesine rağmen, bu kriz siyasal olarak güçlü bir karşı hatta çevrilememektedir.

CHP etrafında yoğunlaşan yargısal ve idari müdahaleler bu stratejinin merkezinde yer almaktadır. Parti içi gerilimlerin dış müdahalelerle birleşmesi yalnızca örgütsel bir zayıflama yaratmamakta, aynı zamanda muhalefetin temsil kapasitesini doğrudan hedef almaktadır. Bu nedenle CHP krizi yalnızca iç bir sorun değildir; mesele, CHP’nin iç yönetim tartışmalarının ötesinde siyasal alanın hangi eksende yeniden kurulduğu sorusuna denk düşmektedir. 19 Mart sonrası süreçle birlikte CHP’ye yönelik müdahaleler, Kürt siyasal alanı ile ana muhalefetin birlikte yeniden şekillendirildiği daha geniş bir rejim dönüşümünün parçası haline gelmiştir.

CHP etrafında belirsizliğin kalıcı hale gelmesi, bürokratik uzlaşı, partinin bölünmesi ya da yeni bir demokrasi merkezinin ortaya çıkması gibi seçenekler aslında aynı stratejinin farklı biçimleridir. Ortak nokta, muhalefetin güçlü ve birleşik bir siyasal blok haline gelmesinin engellenmesidir.

Bu süreç sadece CHP ile sınırlı değildir. Kürt siyasi hareketi, sosyalist yapılar, emek örgütleri ve yerel muhalefet ağları da bu yeniden yapılanmanın etkisi altındadır. Ana muhalefetin zayıflaması, tüm muhalif alanın birlikte hareket etme kapasitesini düşürmekte ve parçalanmayı kalıcı hale getirmektedir.

Egemen blok, dağınık toplumsal talepler karşısında güçlü bir devlet kapasitesiyle siyasal alanı yeniden kurmaktadır. Bu dengesizlik sadece seçim sonuçlarını değil, siyasal alanın düşünsel ve kurumsal yapısını da belirlemektedir.

Sonuç olarak bugün yaşanan durum sadece bir muhalefet krizi değil, aynı zamanda bir temsil krizidir. Rejim rakiplerini tamamen ortadan kaldırmadan etkisiz hale getirmekte, siyasal alanı kapatmadan kontrol altında tutmaktadır. Muhalefetin temel sorunu da burada ortaya çıkmaktadır: toplumsal itirazlar birleşik bir siyasal güce dönüşememektedir.
 

Devrimci Alternatifin İnşası

Buna rağmen mevcut durum sabit değildir. Rejimin baskıyı artırması sadece muhalefeti zayıflatmamakta, aynı zamanda sistemin kendi iç gerilimlerini de büyütmektedir. Siyasal alanın sürekli baskı altında tutulması, kısa vadede kontrol sağlasa da orta vadede daha sert çatışma ve kopuşları biriktirmektedir.

Bugün temel sorun, iktidarın nasıl işlediğinden çok, buna karşı kalıcı ve tarihsel bir siyasal karşılığın üretilip üretilemeyeceğidir. Mevcut muhalefet yapısı seçim dönemlerine sıkışmış, parçalı ve süreklilikten yoksundur. Bu durum rejim karşısında ciddi bir dengesizlik yaratmaktadır.

Devrimci hattın temel sorusu artık yalnızca temsil krizini yönetmek değildir. Asıl mesele, dağınık toplumsal tepkileri birleşik bir siyasal özneye dönüştürmektir. Bu özne mevcut siyasal yapıların içinde değil, onların ötesinde kurulmak zorundadır.

CHP etrafındaki kriz, mutlak butlan tartışmaları ve genel parçalanma eğilimi, bu ihtiyacın ertelenemez olduğunu göstermektedir. Bugün mesele mevcut muhalefeti yeniden düzenlemek değil, onun ötesinde yeni bir siyasal merkez oluşturup oluşturamayacağımızdır.

Bu nedenle devrimci alternatif, yalnızca seçim ittifakları veya parlamenter denge arayışlarıyla sınırlı değildir. Toplumun farklı alanlarında kalıcı örgütlenmeler yaratmak zorundadır. Emek eksenli bir hat, demokratik talepleri sınıfsal içerikle birleştiren bir zemin ve kimlik ayrımlarını aşan ortak bir toplumsal çıkar hattı bu yapının temelidir.

Bugünün görevi yalnızca rejimi eleştirmek değil, bu krizlerin yarattığı toplumsal enerjiyi kalıcı bir siyasal örgütlenmeye dönüştürmektir. Egemen blok siyasal alanı yeniden kurarken, devrimci hattın görevi bu alanın içinde değil, ona karşı güçlü ve bağımsız bir siyasal merkez inşa etmektir.

Bu merkez, dağınık tepkilerin toplamı değil; bilinçli, sürekliliği olan ve örgütlü bir karşı-siyasal hattır. Devrimci alternatifin anlamı tam olarak burada ortaya çıkar: mevcut düzeni yönetmek değil, onu aşan yeni bir kurucu siyasal moment yaratmak.


 

Yarın, geniş bir yazar kadrosu ile günceli değerlendirme, siyasi gelişmeleri takip etme, öngörme, anlama ve fikri bir yön çizme hedefindedir. Ancak yayınlanan yazılardaki görüşler, Yarın Yayın Kurulu’nun politik değerlendirmeleriyle tümüyle aynı çizgide olmayabilir. Farklı değerlendirmelere sahip olsalar da mücadeleye katkı sunacağını düşündüğümüz tüm yazılara yayın ilkelerimiz çerçevesinde yer vereceğiz.

İlgili Yazılar

Post

Rejimin Yeniden Yapılanması Karşısında Devrimci Alternatif

Post

Emperyalist Yeniden Paylaşım, Militarizm ve Sınıf Mücadelesi

Post

Fırtınayı Beklemek Değil, Dünyanın Tozunu Atmak

Post

Butlan Rejimi, Devlet Aklı ve Yoksulluğun Gölgesinde Türkiye

Post

Madencilerin Direnişi ve Düzenin Gerçeği

Post

Parçalı İsyanlar ve Krizin Yönetimi

Post

Kriz ve Direniş

Post

Faşizmin Yeniden Biçimlenmesi. Kriz Devleti, Hegemonya ve Türkiye

Post

Hafızanın Keskinliği, Çelişkinin İzleri. Yalçın Küçük Üzerine

Post

NATO ve 21. Yüzyılın Hegemonik Oyunları

Post

Genişleyen Sınıf Kendi Adıyla Konuşuyor

Post

Dünyayı Biz Kuracağız. Gençliğin Sınıfsal, Politik ve Örgütsel Görevi

Post

Türkiye’de Yoksulluk. Ekonomik Bir Hata mı, Bilinçli Bir Emek Rejimi mi?

Post

Küresel Kriz, Emperyalist Rekabet ve Savaşın Ufku

Post

İktidarın Çürümesi ve Gürültünün Siyaseti

Post

Sistem, Mezhep ve Sınıf

Post

Kapitalist Kriz ve Halkların Direnişi

Post

İlke ile Refleks Arasında

Post

EMPERYALİST SAVAŞ VE TAHAKKÜM DÜZENİ

Post

Gerçeklikten Kaçışın Politik Anlamı

Post

Emperyalist Kriz ve Sınıf Mücadelesi. NATO, Ortadoğu ve Türkiye

Post

Faşizm ve Emperyalist Krizin Küresel Boyutu

Post

Kayyum Siyaseti ve Solun Sessizliği

Post

Eğitimde Gericileşme ve Patriyarkanın Yeni Formları

Post

Kapitalist Çürüme ve Devrimci Program İhtiyacı

Post

Cumhuriyetin Çöküşü

Post

Mütevazı Bir Teklif 5.0

Post

Sistem Çöküyor Kopuşun Zamanı Şimdi

Post

Yeni Paylaşım Savaşı ve Halkların Direniş Hattı

Post

Bu Düzen Çöküyor, Devrimciler Ne Yapmalı? Nasıl Yapmalı?

Post

Tarihsel Kırılma ve Devrimci Yeniden İnşa

Post

Doğa Yanıyor, Rejim Susuyor

Post

Yeni Müesses Nizamın Krizi, Direnişin Praksisi

Post

Geçmişten Geleceğe Kürt Mücadelesi Tarihi

Post

Devrimci Örgütlenme ve Kurucu Strateji

Post

Ortadoğu’da Emperyalist Kaosun Anatomisi

Post

Kürt Sorunu Silahlı Mücadeleden Siyasal Yeniden Kuruluşa

Post

Direnişi Susturamazsınız Gazze, Halkların Ortak İsyanıdır

Post

CHP’ye Operasyonlar, Rejimin Krizi ve Emek Cephesi İhtiyacı

Post

Kriz Rejimi ve Direnişin Toplumsal Zemini

Post

Avrupa’da Militarist Restorasyon ve Sınıf Savaşı

Post

Ortadoğu’da Dönüşüm ve Yeni Paradigmalar

Post

Zihinleri Teslim Alamazsınız

Post

Ortadoğu’da Yeni Oyun, Eski Hesaplar

Post

Yaşamak İçin Direnmek Zorundayız

Post

Yeni Egemenlik Rejimi

Post

Kilitlenme

Post

Yıkılmayan Kentler İçin Rant Düzenini Yıkmalıyız

Post

Gelişen Direnişlerin Dönüştürücü Potansiyeli

Post

Trump’ın Avrupa’sı: Faşizm, Savaş ve Yeni Düzen

Post

Krizin Derinliğinde Yaşayanlar, Direnişin Ucunda Yürüyenler

Post

Filistin Direniyor, Dünya Suça Ortak Oluyor

Post

Kapitalizmin Çöküşüne Karşı Radikal Bir Yol Arayışı

Post

Ortadoğu’daki Çatışmaların Jeopolitik Sonuçları

Post

Kapitalizmin Dijital Ağlarında Bir Heyula Dolaşıyor

Post

Türkiye: Kriz, Direniş ve Gelecek

Post

1968’den Bugüne Mücadelenin Sürekliliği

Post

Trump’ın Küresel Göçmen Politikalarıyla Faşizme Giden Yolu

Post

Gençlik Bu Düzene Direniyor

Post

Sosyalist Bir Alternatif İçin

Post

Otoriterleşen Rejimlere Bakış

Post

Farklı Mücadeleleri Kesiştirmek İçin

Post

“Güler Yüzlü Kapitalizm” Maskesi

Post

Gözde Sermayedarlar Devri

Post

Yargı Bağımsızlığı Ayaklar Altında

Post

Gezi Güncelliğini Koruyor

Post

İdeolojik Manipülasyonlarla Mücadelenin Yolu

Post

Suriye’deki Senaryolar

Post

Zor Zamanlar Devrimci Eylemi Gerektirir

Post

Tarihsel Çelişki

Post

Bir Çöküş Hikayesi

Post

Halkların Mücadelesi

Post

Kapitalizmin Derin Krizi ve İsviçre’de Emekçi Direnişinin Yükselişi

Post

İstisna Rejimi

Post

Panik ve Umut

Post

EĞİTİM DEĞİL EMEK

Post

Sömürü Ağları ve Sınırların Ötesindeki Emek

Post

Maskenin Ardından Bakmak

Post

Kürt Meselesi ve Devletçi Paradigma

Post

Yaşlı Adamların Dünyası ve Doğan Tarihsel Özneler

Post

Karanlık Kentler

Post

Büyük Hırsızların Cumhuriyeti

Post

Kürt Meselesi ve Devrim

Post

Gazze Emperyalizm, Soykırım ve Direniş

Post

Meşruiyeti Çöken Düzen, Yükselen Devrim İhtimali

Post

Çürüyen Düzenin Ortak Kaderi

Post

Karanlıktan Çıkışın Yolu

Post

Faşist Hareketi Besleyen Politikalar

Post

Kapitalizmin Yolu Savaşlara Çıkıyor

Post

Sağlık Kamusal Bir Haktır

Post

Yönetememe Krizi Derinleşiyor

Post

Bölgesel Savaşlar Denklemi

Post

Yönetememe Krizinin Sonucu: Anayasa Tartışması

Post

Devrimin Güncelliği

Post

Gemisini Kurtaran Kaptan Olamayız

Post

Bir AKP Politikası: Sorunu Çözme, Ortadan Kaldır

Post

Ortadoğu'nun Felaketi, İsrail

Post

İddiasını Yitirmiş Sosyalist Hareket

Post

Yoksulluğun Karşısında Somut Politik Program

Post

İktidarın Krizi, Milliyetçilerin Saldırıları

Post

Avrupa’da Faşizm Hayaleti mi Dolaşıyor?

Post

Gezi’nin Gücü, İktidarın Korkusu

Post

Savaşların Karşısındaki Gençlik

Post

Basın Özgürlüğünü Savunalım

Post

Kapitalizmin Gıda Krizi

Post

Yıkıma Karşı Birlikte Mücadele

Post

Krizi Ancak Mücadele Aşabilir

Post

Kapitalizmin Krizleri

Post

Kapitalizmin İçinden Bir Olgu: Faşizm

Post

İnsanlığın Seçimi

Post

Yeni Bir Yüzyıl

Post

Emperyalizmin Savaştan Başka Planı Yok

Post

Tespit ve Çözüm

Post

Emperyalizmin Göçmen Planı

Post

Koşullar Mükemmel, Ya Biz?

Post

İnsanlığın Ortak Mirası

Post

Eğitimde Uçurumun Kıyısında

Post

Karanlığı Biz Durdurabiliriz

Post

Ülkenin Sorunlarıyla Uğraşmak Zorundayız

Post

Tek Yumruk Olalım

Post

Fransa'da Maske Düştü

Post

Bay Başkan

Post

Gereğini Yapacağız

Post

Siyasi İktidarın Enkazı

Post

Kavşaktayız

Post

Amok Koşucusu Nereye Koşuyor?

Post

Fişi Çekmeye Hazır mıyız?

Post

Masalın Sonunu Getireceğiz

Post

İtalya’da Sandıktan Ne Çıktı?

Post

‘Kral Çıplak’ Diyelim Kralı Gönderelim

Post

Bu Kış Avrupa’da Bir Hayalet Dolaşır mı?

Post

Kapitalizm İçin İşler Yolunda Gitmiyor