Post

Parasız Eğitim, Parasız Yemek; Kazanımlar Devam Edecek

Parasız Eğitim, Parasız Yemek; Kazanımlar Devam Edecek

İstanbul Üniversitesi’nin ilk dönemi başlamadan önce ağustos ayında yemekhane ücretlerine zam yapılacağı duyuruldu. Okulun öğrencileri olarak bu verilen karara karşıydık fakat konunun sadece yemekhane ücretlerinden ibaret olmadığını sürekli tekrarlamamız gerekiyordu. Kamu üniversitelerinin, öğrencilerin en temel ihtiyaçları üzerinden kar etme uğruna ya da ayrılan bütçelerden kısma gibi manevralara başvurmaları, o kamu üniversitesinin ücretsiz eğitim odağından uzaklaştığını gösteriyor. Eylemlerdeki asıl vurgumuz buydu, “parasız yemek, parasız eğitim” ana başlıktı.

Öğrencilerin şehir dışından gelip kalacak bir KYK yurdu bulması zor, bulamazlarsa özel yurtlarda barınma mecburiyeti ya da kiraya çıkma gibi zorunluluklar doğuyor fakat 4000 TL KYK bursu ne yemekhane fiyatlarına ne de şehir yaşamına yetiyor. O zaman da eğitimini devam ettirirken de çalışmak zorunda kalıyor, orada aldığı ücret ya da güvenlik koşulların durumu da vasat seviyede. Bu tabloda sadece belirli bir profilde olan öğrenciler eğitim hayatında tutunabiliyor. Okumanın bir bireysel kurtuluş olma anlatısı aslında burada çürümüş oluyor, kamusal bir hak olarak sunulan eğitime ulaşmanın yolu birçok özel ders, özel yurt, uçuk kiralar gibi değişkenlere bağlı oluyor.

Sadece asgari ücretlilerin hane gelirine katkıda bulunduğu bir ailede olan gence verilen fırsatlar bu bağlamda nasıl değerlendirilebilir? Devlet ona fırsat sağlıyor mu yoksa bütün yükü o aileye ve gencin sırtına mı yüklüyor? O gencin ve ailenin de eğitime bakış açısı o yüklerin baskısı altında çatlayacaktır. Eğitim insanların içindeki yetenekleri açığa çıkarmayı teşvik etmesi, hayallere kapılar açması gerekirken uygulanışa gelince hiç böyle değil; var olan sistemin kendi sürdürülebilirliğini koruması adına insanların elinden o fırsatlar alınarak, sistemin kendi yarattığı krizlere geçici çözümler üretebilmesi için eğitim ve akademi köşeye sıkıştırılıyor. Hatta öğrenci ve öğretmenler için bir güvence ağı bile oluşturulmuyor, hayatları hiçe sayılıyor.


 

Yemekhane ücretleri bu kök sorunların aslında sadece bir artçısı. Tektonik sarsıntılar sürekli hissediliyor, kimsenin bunlardan bihaber olma gibi bir durumları yok. Eğer insanların gerçekliğini ve sistemin hangi yollarla insan hayatını etkilediğini en baştan saptayamazsak sorunlar için geliştirdiğimiz formüller de uzun vadede geçerliliğini yitirecektir. Yemekhane eylemleri ve kazanımlarımız göz önünde bulundurulunca bu çıkarımın arkası desteklenmiş olacaktır.

İlk eylem yöntemi olarak İstanbul Üniversitesi bileşenleri öğrenci forumunda ortak karar aldı. Bunun için bildirileri dağıttık ve eylem çağrıları duyurduk. Yemekhanede yaptığımız ajitasyonlar alkışlarla karşılandı, forum Hergele Meydanı’nda yapıldı ve öğrencilerin ilgisi toplanabildi. Sonrasında yemekhanede son bulan bir yürüyüş eylemi başlattık. Elimizde dövizlerle, “Parasız Beslenme Haktır” ve “Söz Yetki Karar Üniversite Bileşenlerine” yazan pankartımızla rektörlük önünden Çelik Yemekhane’ye yürüyüşümüzü başlattık. Yemekhaneye girebildik, basın açıklaması yaptık. Sonrasında imza kampanyası başlattık, 1500 dilekçe topladık ve rektörlüğe şartlarımızı belirteceğimiz bir eylemin çağrısını yaptık. Rektörün kendisiyle konuştuk ve kazanımlarımızı elde ettik.

Eylemlerin amacı hep aynıydı “parasız yemek, parasız eğitim”. Eylemelerin sonucunda;İstanbul Üniversitesi’nin işlettiği bir yemekhanemiz olacak, okulun sağladığı yemek bursu iki katına çıkacak ve vegan yemek Çelik Yemekhane’de de verilecek. Belki de tamamen hedeflediğimiz her şey gerçekleşmedi. Mesela KYK bursu hala 4000 TL ve onun için YÖK’le görüşmeler gerekiyormuş, İstanbul Üniversitesi neden buna öncülük etmesin? Fakat hedefler uğruna verdiğimiz bu mücadele başka bir şeyin de kanıtı oldu: örgütlü dayanışmanın gerekliliği ve kaçınılmazlığı.


 



Örgütlü hareketler her ne kadar engellenmeye çalışılsa da, örgütlülüğe karşı karalamalarla ve birlik içinde hareket etmenin ihtiyacının küçümsenmesiyle yaratılan atmosfere aldanılmamalı. İstanbul Üniversitesi’nde elde ettiğimiz kazanımlar bir örgütlü mücadelenin eseridir. Tarihte kazanılan her toplumsal hak da böyle elde edilmiştir.


 

Üniversiteler fikirlerin doğduğu, köpürdüğü, birbirleriyle yarıştığı, çarpıştığı ve yeniliklerin üretildiği bir toplumsal kaynak olma rolünü kaybediyor gibi görünebilir. Eğitime erişilebilirlik azalıyor fakat öğrenci eylemleri herkes için hep bir uyanış çağrısı olmuştur, bu eylemliliği kaybetmemek asıl amacımız olmalı. Bugün İstanbul Üniversitesi’ndeki mücadele yemekhane kazanımıyla sınırlı kalamaz, bu diğer kamu üniversitelerinde de kazanılmalı. Kulüp etkinliklerine olan sansür ve baskı, hatta düpedüz saldırı ve şiddet, ortadan kalkmalı. Yurtların koşulları ve kapasiteleri genişletilmeli, su gibi temel ihtiyaçların üstünkörü sağlandığı koğuşlar olmaktan kurtarılmalı. Kampüslerin yerleşkeleri AVM’lere dönüştürülmemeli, buralarda kar yarışına girilmemeli. Üniversite öğrencileri maruz kaldıkları bu durumlara karşı tutum almayı ve somut adım atmaktan vaz geçmediği her anda hareketimiz ivmesini asla kaybedemez.

Biz bunların hepsinin bilincinde olup fiyatların artışıyla başlayan bir eylemler süreci başlattık. İstanbul Üniversitesi’nde ilk defa “Müşteri Değil Öğrenciyiz” sloganları atılmadı, bu bilinç Beyazıt’ta hep vardı. 19 Mart’taki bilinç ile okulumuzun müzeye dönüştürülmemesi için başlattığımız eylemlerin bilinci de aynıdır. Eğer İstanbul Üniversitesi sürekliğini bu eylemlerle sağlarsa bu bilinç diğer okullara da sıçrayacaktır, ülke çapındaki üniversitelerin dayanışma menzili genişleyecektir. Hacettepe’nin yemekhane eylemleri bizler için bir örnekti, ODTÜ’deki Rant Yolu’na karşı olan dayanışma da öyle. Bu ağı korumamız gerekiyor. Sadece bir üniversite söz konusu değil, herkes ortak bir çözüme varmalı. Eğer bunda birleşebilirsek en büyük kazanımı elde etmiş olacağız.

 

Yarın, geniş bir yazar kadrosu ile günceli değerlendirme, siyasi gelişmeleri takip etme, öngörme, anlama ve fikri bir yön çizme hedefindedir. Ancak yayınlanan yazılardaki görüşler, Yarın Yayın Kurulu’nun politik değerlendirmeleriyle tümüyle aynı çizgide olmayabilir. Farklı değerlendirmelere sahip olsalar da mücadeleye katkı sunacağını düşündüğümüz tüm yazılara yayın ilkelerimiz çerçevesinde yer vereceğiz.

İlgili Yazılar

Post

Parasız Eğitim, Parasız Yemek; Kazanımlar Devam Edecek

Post

Liseliler ve Fransa Ayakta

Post

İktidar CHP’de Fatura Kesecek Kişi Arıyor

Post

İstanbul Üniversitesi'nde Yemekhane Mücadelesi Nasıl Kazanıldı?

Post

Fon Krizi AKP’nin Krizine Dönüşüyor

Post

Ali Şekeroğlu'nu Kim Öldürdü?

Post

Berlin’de Die Linke Ekonomi Programını Anlattı Kazandı

Post

Yemen Bizim Savaşımız mı?

Post

Mühürsüz Pusuladan Sembolik Seçime

Post

Batan Fonlar Emekçiden Çıkarılacak

Post

Baskı Varsa Mücadele de Var

Post

İradeyi Gasp Etmenin Bin Bir Yolu

Post

İktidarım Güvende

Post

Hayvana Yönelik Şiddet: Biri Küreği Eline Alıyor, Diğeri Yasa

Post

ODTÜ’de Rant Yolu Nasıl Durduruldu?

Post

Gökçek'ten Mansur'a: Yönetim Değişiyor, Kent Modeli Değişmiyor

Post

Adli Yıl Başlıyor Ama Tutukluluklar Devam Ediyor

Post

Ücretler Değil Patronlar Büyüdü

Post

Savunma Basılmadan Yasaklandı

Post

Barış Okumuşa Sorulursa

Post

Şam’da Fesih ve Entegrasyon

Post

Sömürünün İsmi Üç Harfli

Post

İsrail’in Derdi Ne?

Post

İktidarın 6 Seçim Açmazı

Post

49 Bin Liralık Açlık Sınırı 

Post

Çiftlikten Sofraya Gıda Güvenliği Mücadelesi

Post

Üniversitelerin Tabutuna Bir Çivi Daha

Post

Politik Program

Post

Politik mücadeleye verilen emek ve ekmek

Post

Asgari Ücret Mücadelesine Yüklenelim

Post

Sen İstanbul’dan Daha Güzelsin

Post

Onların adalet mücadelesi

Post

Fındıklar Altında Kardeşlik

Post

Okurken Çalışanlar

Post

İktidar Holdingi, Madenci Direnişi Büyütüyor

Post

Bize Yalan Söylediler

Post

Taksim Mücadelesi ve 1 Mayıs’ın Bütünlüklü Siyaseti

Post

Şimşek Programı Çöpe, Patronların “Eller Cebe”

Post

İhalenin En Çoğu, Verginin En Azı

Post

Her Sosyalist Bir Öğretmendir

Post

Bir Işık Yakıyoruz 

Post

Hayata Boyuna Beyaz Atlı Prens Muamelesi Yapmak

Post

AKP’nin Kadınlara Reva Gördüğü Hayat

Post

İki Ekmek Borçluyuz

Post

Fındıklar Altında Kardeşlik Bölüm 2: Belirsiz Yolda Çaresizlik

Post

Müsadenizle Denemek İstiyoruz

Post

Ruhsuz Mükemmeliyet

Post

Kanunsuzluk Üreten Kanun Katillerinin Katillik Yaratan Kanunsuzlukları

Post

Fındıklar Altında Kardeşlik Bölüm 3: Kayıp Dileğin Sonu

Post

Umut Biziz, Genç Feministleriz

Post

Emeğin Yol Haritası

Post

Bir Kez Daha: Birkaç Elma Değil Sepet Çürük!

Post

Koşulsuz Yurt, Koşulsuz Burs

Post

Moto Kurye Olmak

Post

Ya Garipler Yakarsa?

Post

2024 Genç Feministlerin Yılıdır

Post

İnsanca Yaşam Neye Tekabül Ediyor?

Post

Gerileyen Yüzyıl

Post

LGBTİQ+ Toplumunun Sosyalist Perspektifte Kurtuluşu

Post

Kurtuluşa Kadar Savaş Nidaları Tekrardan

Post

Gençliğin Öncü Görevi

Post

Perde Açıldı, Sahnedeyiz

Post

Devrimci Gençlik Öfkesi Yeniden Diriliyor…

Post

Öznesi Olmaktan Gurur Duyuyoruz

Post

Gözün Gördüğü Kadar

Post

Korku Duvarları Yıkılıyor Gençlik Susmuyor

Post

Küçük Şehirde Yalnızlık Üzerine

Post

Nefreti Değil, Hayatı Seçelim: Erken Seçim İçin Bir Çağrı

Post

Şiddet Kol Gezerken

Post

İstanbul’un Işıklı Caddelerinde Ölüm

Post

Sosyalizme Mecburiyet

Post

Bir Seçenek Daha Var

Post

Var Mısın Örgütlenmeye

Post

Muslukları Tekrardan Nasıl Akıtırız?

Post

Neoliberal Dünyada Eğitim

Post

Nerden Tutsak Elimizde Kalıyor

Post

Ormanlarda Talana Çayda Sömürüye Son

Post

Greta’yı Yargılayan Sol, Kendini Ne Zaman Yargılayacak?

Post

Ellerimizde Bir Dünya

Post

Ahlakın Zehirli Sopası

Post

İşçi Sınıfının Güncel Durumu

Post

O Büyük Canavarın Gölgesinde –Mersin Akkuyu İşçileri

Post

Ares’ten Zeytin’e Aynı Zihniyetin Devamı

Post

Dünyada Barış Süreçleri - 1

Post

Sınıf Mücadelesinin Küfesini Nasıl Taşıyacağız?

Post

Bir Seçim, Bir Karar, Bir Geri Çekilme: Tesadüf Değil

Post

Kadın İşçilerin Gerçeği

Post

İrade Gaspının Faturası

Post

Ya Bütün Türler Ya Hiçbirimiz

Post

Ruhsatlı Talana karşı Meşru Direniş 

Post

Kürt Meselesinde Çözümün Konuşulmasının Olumlu Etkisi Olacaktır

Post

Yasakları Yasakla

Post

Kuram Tartışması Önceliklidir

Post

Yeşil Sol Parti Adayı Hakan Öztürk’ten Erdoğan’a: Ağlasan da sızlasan da bu halk seni gönderecek

Post

Yeşil Sol Parti Adayı Hakan Öztürk: İşçi sınıfının bir günlük çalışma süresi 6 saat olmalı

Post

Yeşil Sol Parti Adayı Hakan Öztürk: Büyük halk toplantılarıyla, halkın sözünü direkt parlamentoya taşıyabiliriz

Post

Yeşil Sol Parti Adayı Hakan Öztürk: 1 Mayıs'ta meydanlarda işçi sınıfının gür sesini yükseltmeliyiz

Post

Yeşil Sol Parti Adayı Öztürk: Hem 1 Mayıs’tan hem de seçimlerden başarıyla çıkmalıyız

Post

Yeşil Sol Parti Adayı Öztürk: İşçilerin Ürettiği Değer Sermayeden Bağımsız Olmalı

Post

Neo-Feodal Toplumda Hayatta Kalma Rehberi - I

Post

Yeşil Sol Parti İstanbul Adayı Öztürk’ten Diyarbakırda'ki ev baskınlarına tepki: Halk politikalarınızı beğenmezse sizi gönderir, buna alışın

Post

Yeşil Sol Parti Adayı Öztürk: Karanlık rejimi göndermek, Türkiye halklarına muazzam bir özgüven verir

Post

Yeşil Sol Parti Adayı Öztürk: O parlamento güçlü olacaksa önce Kürt milletvekilleri konuştuğunda “Kardeş Kürt halkının diliyle konuşuldu” diye kayda geçmelidir

Post

Yeşil Sol Parti Adayı Hakan Öztürk öldürülen kadınların aileleriyle buluştu: Kadınların çığlığı o mecliste duyulmalı

Post

Yeşil Sol Parti Adayı Hakan Öztürk, altı maddede hedeflerini anlattı: Bu iktidardan bir beklentimiz yok

Post

Emekçi Hareket Partisi (EHP) Genel Başkanı ve Yeşil Sol Parti İstanbul 1. Bölge Milletvekili Adayı Hakan Öztürk, Şırnak’ta yapılan iki Yeşil Sol Parti seçim bürosu açılışına katıldı.

Post

Emekçi Hareket Partisi (EHP) Genel Başkanı ve Yeşil Sol Parti İstanbul 1. Bölge Milletvekili Adayı Hakan Öztürk, bugün Siirt’teydi.

Post

Yeşil Sol Parti İstanbul Milletvekili Adayı ve EHP Genel Başkanı Hakan Öztürk, Diyarbakır’daydı

Post

Yeşil Sol Parti Adayı Öztürk’ten Soylu’ya: HDP’yi Kapatmak İçin Hiç Heyecanlanma

Post

EHP Deprem Politikaları Raporu: Yıkılmayan Kentleri İnşa Edeceğiz

Post

Emek ve Özgürlük İttifakı: Tarihsel sorumluluğumuzu yerine getiriyoruz, cumhurbaşkanı adayı çıkarmıyoruz

Post

Şahsım Devlet Olursa - V

Post

Şahsım Devlet Olursa - IV

Post

Şahsım Devlet Olursa - III

Post

Şahsım Devlet Olursa - II

Post

Şahsım Devlet Olursa - I

Post

Trendyol Çalışanları Direniyor

Post

On binler Kartal'da buluştu: Emek ve Özgürlük İttifakı seçim startını verdi

Post

EHP'den Erdoğan'a: Seni Göndereceğiz!

Post

Emek ve Özgürlük İttifakı “Birlikte Değiştirelim” demek için İstanbul’da buluşuyor!

Post

EHP'den Adaylık Değerlendirmesi: Aday Çıkması Doğal

Post

“Helalleşme” Kavramının Düşündürttükleri

Post

EHP Gençliği Konferans'ta Buluştu: Gelecek Sosyalizm Olacak!

Post

EHP Gençliği 6 Kasım'da Gençlik Konferansı'na çağırıyor

Post

İnşaat-Sen Sendikaların Yüz Akı, Yaşasın İşçilerin Kayı İnşaat Zaferi

Post

Rejim Özgürlüklerimizi Söküp Alacak Güçte mi?

Post

Seçim Ekonomisi Pansumansa İşçi Emekçi Hükümeti Tek Çözüm Olabilir

Post

İşçi Emekçi Mitingiyle İşçi Hareketinde Bir Adım Daha

Post

Yeni Gezi Direnişleri için Mücadele Arkadaşlarımızı Savunacağız

Post

Sansür Yasasını Yenebiliriz

Post

Madenlerde Tek Çare Kamulaştırma

Post

Savaşsız Bir Dünya İçin Emekçilerin İktidarı Gerek

Post

Başörtüsü, Özgürlükler ve Devrimci Siyaset

Post

İtalya’da Seçimler Neyi İşaret Ediyor?

Post

Emek ve Özgürlük İttifakı yol haritasını binlerin katıldığı halk buluşmasında açıkladı

Post

Emek ve Özgürlük İttifakı program çerçevesi açıklandı

Post

Emek ve Özgürlük İttifakı yola çıkıyor!

Post

Seçime Bir Adım Kala Sosyal Konut Projesi

Post

Ekonomik Kriz Yayılırken Savaşlar da Yayılacaktır

Post

Ege’nin İki Yakasının Tek Çözümü: Göndereceğiz

Post

Mesele Bakanlık Değil Kürt Halkının Temsil Hakkı

Post

Düzenin Ekonomiye Çözümü Yok

Post

Yolsuzluk Saray Düzeninin Çimentosudur

Post

Gotham’ın Delileri Ne Kadar Kahraman?

Post

‘Zeytinlilerin’ Kazanacağı Günler Yakın

Post

İş, Aş, Barış

Post

Salgın Durumu Üzerine

Post

COVID-19 Günlerinde Anti-Kapitalist Siyaset

Post

Cevap C Şıkkı

Post

Al Gözüm Seyreyle

Post

Ödememek ve Ödeyememek

Post

Batı’nın Göçmen İkiyüzlülüğü

Post

Umudumuz Örgütlü Mücadelemizde

Post

Almanya Seçimlerine Yeşil ve Soldan Bir Bakış