Barış Okumuşa Sorulursa
Barış Okumuşa Sorulursa
Kürt meselesinin çözümü silah bırakmakla bitmiyor, asıl mesele demokratik zeminin inşası olacak. Entelektüellerin sessizliği üzerine açılan tartışma da tam buraya işaret ediyor. İmralı heyeti üyesi Faik Özgür Erol, dünyada bir çatışmanın bu kadar az aydın desteğiyle sona erdiği örneğin az olduğunu söyledi. Söz akademide karşılık buldu, tartışmaya başta Barış Akademisyenleri olmak üzere pek çok isim dahil oldu.
2013’teki çözüm sürecine geniş bir aydın desteği vardı. Fakat 2015’te süreç buzdolabına kaldırıldı, aydınların sessizliği yine konu oldu. Bu süreçte yayınlanan bildiriyi imzalayan yüzlerce akademisyen işini kaybetti, tutuklananlar oldu.
Bugünkü suskunluğu doğrudan bu bedele bağlayanlar var. Karşılarında ise, o dönem patlayan bombalara ve ölümlere rağmen susulmadığını, şimdiki sürece ödenen bedeller üzerinden mesafeli yaklaşılamayacağını söyleyenler.
Tartışmanın ikinci ekseni entelektüelin tanımında. Bir yanda entelektüelin sorgulayan, kuşkuyla bakan kişi olduğunu, süreci eleştirmenin doğal olduğunu savunanlar. Öte yanda eleştirinin tek başına yetmediğini söyleyenler: “Entelektüel iktidara eleştirel ve mesafeli durur ancak risk alarak sözünü sakınmaz.” Burada ilk yaklaşımı öne sürenlerin, tartışmayı baştan kapatan bir tutumu “eleştirellik” gibi sundukları söylemeden geçilemez.
Üçüncü eksen ise güven tartışması. “İktidara güvenmiyoruz, ortada şeffaf bir süreç yok” diyenler, aynı cenahtan “Demokrasi yokken barış nasıl konuşulur” diye soranlar var. Karşılarında ise entelektüelin kamusal yararı gözetmesi gerektiğini savunarak “Güvensizlik, eylemsizliği haklı çıkarmaz” diyenler. Tarih, siyasetin karşı tarafa güvenerek değil kendi fikrine güvenip bunu ortaya koyarak yapılabileceğini savunanlarla yazılabiliyor.
Tartışma, entelektüellerin rolünden çok, siyasi iktidarın tutumuna ilişkin farklı okumalardan kaynaklanıyor. Demokratik zeminin yeniden inşası ise meselenin çözümüne dair her kesimin katkısını gerektiriyor.
Yarın, geniş bir yazar kadrosu ile günceli değerlendirme, siyasi gelişmeleri takip etme, öngörme, anlama ve fikri bir yön çizme hedefindedir. Ancak yayınlanan yazılardaki görüşler, Yarın Yayın Kurulu’nun politik değerlendirmeleriyle tümüyle aynı çizgide olmayabilir. Farklı değerlendirmelere sahip olsalar da mücadeleye katkı sunacağını düşündüğümüz tüm yazılara yayın ilkelerimiz çerçevesinde yer vereceğiz.
İlgili Yazılar
Yeşil Sol Parti Adayı Hakan Öztürk: Büyük halk toplantılarıyla, halkın sözünü direkt parlamentoya taşıyabiliriz
Yeşil Sol Parti İstanbul Adayı Öztürk’ten Diyarbakırda'ki ev baskınlarına tepki: Halk politikalarınızı beğenmezse sizi gönderir, buna alışın
Yeşil Sol Parti Adayı Öztürk: Karanlık rejimi göndermek, Türkiye halklarına muazzam bir özgüven verir
Yeşil Sol Parti Adayı Öztürk: O parlamento güçlü olacaksa önce Kürt milletvekilleri konuştuğunda “Kardeş Kürt halkının diliyle konuşuldu” diye kayda geçmelidir
Yeşil Sol Parti Adayı Hakan Öztürk öldürülen kadınların aileleriyle buluştu: Kadınların çığlığı o mecliste duyulmalı
Yeşil Sol Parti Adayı Hakan Öztürk, altı maddede hedeflerini anlattı: Bu iktidardan bir beklentimiz yok
Emekçi Hareket Partisi (EHP) Genel Başkanı ve Yeşil Sol Parti İstanbul 1. Bölge Milletvekili Adayı Hakan Öztürk, Şırnak’ta yapılan iki Yeşil Sol Parti seçim bürosu açılışına katıldı.

 (1)263622045.webp)
262113231.webp)
260644659.webp)
265909796.webp)





263802635.webp)











241534546.webp)


245950176.webp)




243859717.webp)


240459470.webp)








253426919.webp)











255437302.webp)


















230903555.webp)






















222511212.webp)




























