Ruhsatlı Talana karşı Meşru Direniş
Ruhsatlı Talana karşı Meşru Direniş
Bugün memleketin dört bir yanında, dağlarda, vadilerde ve köylerde yükselen itiraz seslerini yalnızca bir "toprak" veya "mülkiyet" davası olarak okumak, sürmekte olan devasa ekolojik yıkımı anlamamaktır. Giresun’dan Akbelen’e, Kaz Dağları’ndan İliç’e, Varto'dan Dersim'e kadar uzanan bu harita; üç beş dönüm tarlasını kaybetmek istemeyen insanların hukuki serzenişinden çok daha fazlasıdır. Bu direniş; suyu, ormanı, emeği ve geleceği savunan bir yaşam ve varoluş kavgasıdır.
Mevzu; kamu yararına değil, sermaye çıkarına kamulaştırmalar ile doğal ve kültürel sit alanlarına alelacele çökmek, köylülerin tapulu arazilerini ellerinden alıp onları yerinden etmek ve benzeri bir sürü usulsüzlükle toplum refahını ve çıkarını, bölge sakinlerinin ve canlıların temel yaşam ve yerinde yaşama haklarını gasp etmektir. Dahası, bu hukuksuzluğa karşı yükselen en temel hak olan 'itirazı' susturmak için, ellerindeki tüm baskı ve zor araçlarını kullanmaktan zerre çekinmemeleridir.
Sermaye hükümeti ve şirketlerin ortaklaşa yürüttüğü bu talan politikalarının en büyük meşruiyet aracı "kamu yararı" kavramıdır. Peki, bir gecede çıkarılan acele kamulaştırma kararlarında kimin yararı gözetilmektedir?
• Yüzlerce yıllık zeytinliklerin, fındık bahçelerinin ve ormanların dozerlerle ezilip altındaki madenin yerel ve çok uluslu şirketlere peşkeş çekilmesinde kamu yararı yoktur; kamu mülkiyetlerini bir avuç sermayedara ve şirkete aktarma girişimi vardır.
• Sadece 2026'nın ilk aylarında MAPEG tarafından tek kalemde yüzlerce maden sahasının ihaleye açılıp doğanın şirketlere paketler halinde satılmasında halkın refahı değil; sömürü ve rantın devamlılığı yatmaktadır.
Kamu yararı, toplumun refahı ile birlikte ekosistemin bütünlüğünü korumaktır. Oysa bugün şahit olduğumuz şey; sermaye çıkarı uğruna hukukun bükülmesi ve halkın mülksüzleştirilerek yerinden edilmesidir. 2026'nın bahar aylarında memleketin dört bir yanından yükselen veriler, bu sömürünün röntgenini açıkça çekmektedir:
TEMA Vakfı'nın MAPEG verilerine dayanan raporlarına göre. Bugün Kaz Dağları yöresinin %79’u, Muğla'nın ormanlarının %59’u, Ordu'nun %74'ü ve Giresun'un %85'i maden sahası olarak ruhsatlandırılmış durumdadır.
Muş'un Varto ilçesinde 16 köyü ve merayı kapsayan jeotermal santral girişimi, yaşamı ve yöre halkını ablukaya almaktadır.
Dersim’de sadece 2026'nın ilk aylarında Pülümür ve Mazgirt üçgeninde 5 bin futbol sahası büyüklüğünde alan maden ruhsatına bağlanmış; Munzur Havzası'ndaki endemik türler ile kültürel ve kutsal alanlar siyanür tehdidi altına sokulmuştur.
Giresun, Akbelen ve İliç: Sekü Köyü'nde yürütmeyi durdurma kararlarına rağmen iş makineleri sahaya sürülürken; Akbelen'de acele kamulaştırmalarla yüzlerce yıllık zeytinlikler yutulmakta; İliç'te ise 9 işçiye mezar olan siyanür felaketinin gerçek sorumluları mahkeme salonlarında aklanırken, yörede hazırdaki maden sahalarına ek sahaların açılması gündemdedir.
Sermaye ve onun bekçileri, ellerindeki tüm zor araçlarını kullanarak bu meşru itirazı susturmak istemektedir. Mahkemelerin iptal kararlarını tanımayıp sahaya jandarma eşliğinde iş makinesi sokanlar, direnen halkı ve yaşam savunucularını marjinalleştirmeye ve kriminalize etmeye çalışmaktadır.
Ancak şu çok iyi bilinmelidir: Doğayı, yaşamı ve emeği savunan bu devrimci tutum asla illegal bir eylem değildir, illegalleştirilemez. Asıl yasadışı olan; ÇED raporlarını hiçe sayan, anayasal "sağlıklı bir çevrede yaşama hakkını" ihlal eden, doğayı talan edip rant devşiren bu sermaye düzeninin ta kendisidir.
Toprağımızdan, doğadan, yaşamdan bir adım geri çekilmeyeceğiz. Ve bu yolda tutuklanan, baskıya, zora, irade gaspına uğrayan hiç kimse asla yalnız yürümeyecek diyoruz!
Yarın, geniş bir yazar kadrosu ile günceli değerlendirme, siyasi gelişmeleri takip etme, öngörme, anlama ve fikri bir yön çizme hedefindedir. Ancak yayınlanan yazılardaki görüşler, Yarın Yayın Kurulu’nun politik değerlendirmeleriyle tümüyle aynı çizgide olmayabilir. Farklı değerlendirmelere sahip olsalar da mücadeleye katkı sunacağını düşündüğümüz tüm yazılara yayın ilkelerimiz çerçevesinde yer vereceğiz.














241534546.webp)





245950176.webp)




243859717.webp)


240459470.webp)









253426919.webp)











255437302.webp)







230903555.webp)







234218485.webp)


231323595.webp)



















222511212.webp)




























