Post

Kıyamete Götüren Alamet: NATO

Kıyamete Götüren Alamet: NATO

Şeytan ayrıntıda gizlidir diye bir söz var. Doğru tespit etmek gerekirse, şeytan toplamda gizli desek daha doğru. Hatta dikkatle izini sürer ve sonuca ulaşırsak şaşırtıcı gerçek “dip toplam”da.  

Bazı tuhaflıklar var. Şu Hitler selamı yapan Elon Musk’ın serveti 1,1 trilyon dolar. Şimdi benim gibi fakir okuyucular yanlış anlamasın, milyar değil trilyon dolar. Evet ancak büyük bir ülkenin Gayrisafi Yurt İçi Hasılası ile karşılaştırılabilecek bir rakam. Örneğin Türkiye’nin GSYİH’si 1,6 trilyon dolar. 

İşte şeytan bu toplamda. Görülmemiş bir sermaye birikimi söz konusu ve bu görülmemiş bir eşitsizlik yaratıyor. 

Dünya kapitalizmi ve onun yıpranmış lideri ABD’nin bundan bir rahatsızlığı yok. Hatta bu sermaye birikimini sürdürebilmek için her şeye el atıyor. Hammadde ve enerji kaynakları da, finansal alan ve ticaret yolları da, teknoloji ve askeri üstünlük de doğrudan emperyalizmin konusu. Emperyalizm, karşısında konumlanan bütün ülkeleri sırayla dize getirmek istiyor. Venezüella’da bir dedi ama İran’da tıkandı. 

Yolunda gitmeyen bazı şeyler var, ABD bunları yoluna koymak istiyor. 

Alışılageldik haliyle Türkiye gibi çevre ülkelerden, merkez ülkelere doğru bir gelir transferi oluyor. Her şey yolunda gidiyor sanılıyorken Çin bu dizilişten sekerek çıkıyor. Son yıllarda Çin değer kaybeden değil değer kazanan bir ülke. Üreten o, çalışan o, teknolojide ilerleyen o, planlama ve yatırım yapan da yine o.  

ABD dertlenmesin de ne yapsın?. Zamanında, maliyetlerden kurtulmak için üretim kapasitesini terk etmesi onu bu noktaya doğru sürükledi. Elon Musk ve ülkesi değerin büyük kısmını finans balonları şişirerek elde ederken, Çin devleti başka yoldan gidiyor. 

Kar oranlarındaki düşme eğilimi sürüyor, buna karşılık finans, inşaat sektörü, dolar tekeline sahip olmak ve hatta devasa askeri sanayi harcamaları derde deva olmuyor. ABD’nin emperyalist liderliğinin maddi temelleri aşınıyor. İran’da yaşadığı çıkmaz bunu her yönüyle açığa çıkardı. Koskoca askeri mekanizmanın tarihsel birikimi olan gerçek ve yapay zekâ bir “füze” gerçeğini öngörmeye yetmedi. 

Durum böyle ama ABD’nin ve emperyalizmin karşısına çıkabilecek gerçek bir devrimci enternasyonalist güç yok. Şu an ABD ve müttefiklerinin ilerleyişinin sekteye uğramış olmasını dikkate almalıyız. Onların ilerleyişi sekteye uğramalı. Yoksa dünyayı dümdüz edecek bir gidişata sahipler. Bu kapitalizmin, bu vahşetini dünya hiçbir şekilde kaldırabilecek durumda değil. Eşitsizlik yaratıyorlar, iklimi bozuyorlar, savaşlar çıkarıyorlar ve insanlığı nükleer savaşın eşiğine getiriyorlar. Bu terazi bu sıkleti çekmiyor. 

Kapitalizm dediğimiz melanet, yaşamın doğallığı ve bir gereği değil. Kapitalizm toplam olarak ve sonuç olarak nükleer savaştır. O korkunç şeytan ayrıntıda değil, onun toplamında ve sonucundadır. Dünya kapitalizmini yönetenleri pek olgun, CEO’ları pek sofistike bulanlara buradan bir kez daha duyurmuş olayım. Onlar burnunun ucunu dahi göremeyen akıl ve ahlak yoksunudurlar. 

Bu düzen değişmesin diye kullandıkları en güçlü askeri araç NATO. Yakın zamanda toplandıklarında yapılacak askeri harcamaların milli gelire oranla yüzde ikiden yüzde beşe çıkarılması kararını aldılar. Bu askeri harcamaların ikiye katlamaktan fazlası demek oluyor. 

Askeri sanayi kompleksini Türkiye’de ağırlıklı bir yere taşımaya çalışan hükümet NATO’nun yaklaşımıyla uyum içinde. Gerçek imalat sektörü gerilesin, askeri sanayi silah üretsin onun yerine. Beslenme, barınma, eğitim, sağlık konularında kamu harcamalarından öcü gibi kaçan rejim, askeri alanda kamu harcamalarının musluğunu sonuna kadar açıyor. Halkın ihtiyaçları için yapılan harcama israf ama diğeri kesinlikle yerinde. İtibardan ve silahtan tasarruf olmaz elbette. 

NATO’nun etki alanı genişlesin ve hatta Asya’ya doğru kaysın isteniyor. Kapitalizmin gidişatına hal çaresi olarak düşünülen bu. Türkiye de bu genişleme sürecinde etkin bir rol alsın isteniyor. Mevcut üsler ve konumlanmalar yetmezmiş Adana’da bir kolordu ve Boğaz’da bir deniz komutanlığı gündeme geliyor. Yaşar Güler’in ifadesiyle “Kanat ülkesi değil, Avrupa coğrafyasında güvenlik sağlayabilen merkezi bir ülke” olmaktan bahsediliyor.  

Türkiye’de hükümet, bürokrasi ve burjuvazi ülkeyi kıyamete götürecek bir alamete binmeye hazırlanıyor. Bu kadar yerli ve milli olmak edebiyatından sonra hepsi Atlantikçi olmakta yarışır hale geldiler. 

7-8 Temmuz’da, Türkiye’de bir NATO toplantısı yapılmak isteniyor. Bunun için bütün Ankara’yı yasağa boğdular. İnsanlar evlerinden gözaltına alındı. Yönetim, kan dökme uzmanlarına büyük bir misafirperverlik gösterilirken, kendi yurttaşlarına etmediğini bırakmıyor. 

Yine direnmek kalıyor devrimcilere.  

“NATO’ya hayır” demeye devam edeceğiz. 

 

Yarın, geniş bir yazar kadrosu ile günceli değerlendirme, siyasi gelişmeleri takip etme, öngörme, anlama ve fikri bir yön çizme hedefindedir. Ancak yayınlanan yazılardaki görüşler, Yarın Yayın Kurulu’nun politik değerlendirmeleriyle tümüyle aynı çizgide olmayabilir. Farklı değerlendirmelere sahip olsalar da mücadeleye katkı sunacağını düşündüğümüz tüm yazılara yayın ilkelerimiz çerçevesinde yer vereceğiz.

İlgili Yazılar

Post

Kıyamete Götüren Alamet: NATO

Post

Gençliğin Gözleriyle Bakmak

Post

Kaynaşmış Değiliz 

Post

Barışa Başlamalıyız

Post

Basra Harap Olmadan 

Post

Kâğıttan Beyinli Emperyalizm

Post

Söz Hakkı Kime Ait?

Post

Geldik Bugüne

Post

İyi Bir Başlangıç

Post

Tek Adam Rejimi Tekledi

Post

Açlıktan Öte Köy Var mı?

Post

Emsalsiz, Tek ve Kıyaslanamaz Değiliz

Post

Asgari Ücret 42.300 Lira Olmalı

Post

Asgari Ücreti Kıyaslamak

Post

Asrın Hortumlaması: 133,5 Milyar Dolar

Post

Meydanları Boş Bırakma

Post

Enflasyonu Ücretler Yaratmıyor: 5 Kanıt

Post

Üreten Biziz, Paylaşan Da Biz Olacağız

Post

Emeğin Tam Karşılığı, Tam Refah, Tam İstihdam

Post

Haklılığımızı Açıklıyoruz Ve Kanıtlıyoruz

Post

Üç İnsandan Biri İşsiz, Dört Çocuktan Biri Aç

Post

Kurban Edilmek İstenen Emekliler

Post

Köylülere Her Yönden Saldırı

Post

Kamusal Emeklilik Hakkı Savunulmalı

Post

Gerçekçi Ol, İmkansızı İste

Post

Tam Kurtuluşun Yolu

Post

Ortadoğu’daki Dalgalanmalar

Post

Ara Aşamalar

Post

Kişi Başına GSYH 720 Binse, Asgari Ücret 50 Bin TL Olmalı

Post

Colani Golan Tepelerini Savunmadı

Post

Metal İşçisi Yüzde 125 Zam İstedi

Post

CEO’ları Kıskanıyor Muyuz?

Post

Alım Gücü Bin Lira Düştü

Post

Belki Şehirlerimize Bir Barış Gelir

Post

Ordu’nun Dereleri Yukarı Akmaz

Post

Kaç Bin Yıllık Hasretimin Koncası

Post

6 Saatlik Çalışmayla Herkese İş

Post

Arkadaşlık Taklit Edilemez

Post

Emekçilerin Bir Doğrusu Yüz Tane Eğriyi Düzeltti

Post

Yorumlamanın Gücü

Post

Son Gülen İyi Güler

Post

Sistemin Eleştirisi

Post

Parsel Parsel Satan Bir Sanık Aranıyor

Post

7 Milyon İşçinin Ücreti

Post

Kürt Halkını Savunacağız

Post

Uysa da Söyledi Uymasa da

Post

Tabii ki Demokrasi İstenecek

Post

Somut Programın Başarısı: Mamdani

Post

Nereden Başlamalı?

Post

Asgari Ücret Belirlenirken Prensipler

Post

Teke Düşüyoruz

Post

Olmaktan Korktukları Yerdeler

Post

Tarih Bir İpucu Bekliyor

Post

Yarını Bugünden Kurmaya Başlamak

Post

Kamu Yararı için Ürün ve Hizmet Yaratmak

Post

Yön Göstermek

Post

Somut Koşulların Somut Analizi ve Siyaseti

Post

AKP Bir Geri Dönülmez Felakettir

Post

Orman Yangınlarında Bütün Tohumlar Ölmez

Post

Kerelerce Ölçülen Gelir Adaletsizliği

Post

Alem Buysa Kral Popülistler

Post

İşçi Sınıfı Şart Koşabilir

Post

Sefalet Endeksi

Post

Birkaç Ağaç ve Bir Nefes

Post

Ücret ve Kar Tahterevallisi

Post

Laiklik Şimdi ve Hep Gerekli

Post

Enflasyonun Yarattığı Sefalet

Post

Enflasyonun Sebebi Açlık Sınırındaki Ücretler mi?

Post

Bütçede Değirmenin Suyu Nerden Gelir Nereye Gider

Post

Anayasa Mahkemesini Bir Kez Tanımamak

Post

Gençler Sadece Asansör İstemez

Post

Emek ve Demokrasiden Yana Cumhuriyet

Post

Yahudi Olmayan Çocuklar da Çocuktur

Post

Elin ve Evin İyisi

Post

Göz Hizasında Siyaset

Post

Dördüncü Kuvvet Dik Duruyor

Post

Beton Bina ve Fabrika

Post

Smaç Sebep Sayı Sonuçtur

Post

Sorun Geniş Bir Zaman ve Mekanda

Post

Ekmek İstiyoruz ama Gül De

Post

Parti İşçi Sınıfını Besteler

Post

Kamu Mülkiyetini Kurtarmak

Post

İçeriksizlik Fırtınası

Post

Ormanlar Bizim, Kahrolsun Kapitalizm

Post

“Esset” Değil Halkın Öz Varlıkları

Post

Var ve Yok Listesi

Post

Karşı Kültür

Post

Günbegün Ücret Mücadelesi

Post

Aslanı Kediye Boğdurmak

Post

Sonradan Hatırlananlar

Post

Seçimin Yarattığı Yorumlama İmkânı

Post

Erdoğan’a Yetki Yok

Post

Mülkiyet Sorunu

Post

Halkın Temel İhtiyaçları, Kamu Hizmeti Olarak Karşılanmalı

Post

Örgütlü Gücü Meclis'e Taşıyalım

Post

Hiçbir Yerden İzin Almamak

Post

Mahirleri Anmak Değil Anlamak

Post

Hareketin Hareket Halindeki Doktrini

Post

Denizlere Çıkar Sokaklar

Post

Tabutta Röveşata

Post

Buyurunuz Buradan Yakınız, Mösyö Hükümet

Post

Depremin Siyaset Üstü Olmaması

Post

Basra Harap Olmadan Önce

Post

Halkın Birikimlerinin Bağımsızlığı

Post

Görev Zamanı

Post

Bu Daha Başlangıç

Post

Kaynaşmış Değiliz

Post

Bolsonaro Tavuğunu Yalnız Yemesin

Post

Suriye Sınırını Değil Açlık Sınırını Geç

Post

Neden Yapmasınlar?

Post

Hayallerin de Sadakate İhtiyacı Vardır

Post

Büyük Pasta, Küçük Pay

Post

Yine Sınırlama Esas, Hürriyet İstisna

Post

Seçenek Biziz

Post

Üç Husus

Post

Radikalizm

Post

Örgütlü Toplum Parlamentoya Rengini Vermeli

Post

İşçi Sınıfı Programı Vaat Eder

Post

Güç Siyasetle Yapılır

Post

Yenilgi Sonrasında Yorumlamanın ve Politik Programın Yitimi

Post

İşçi Sınıfının Tahtına Oturmaya Kalkışmak