İrade Gaspının Faturası
İrade Gaspının Faturası
İstanbullu yurttaşların oylarıyla seçilmiş İBB Başkanı ve CHP cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınıp tutuklanmasının ardından bir yılı aşkın bir süre geçti. Siyasi iktidarın yargı sopası ile teslim almaya çalıştığı bir irade gaspı söz konusu.
İstanbul, İzmir, Ankara gibi büyük şehirler başta olmak üzere yurdun birçok noktasında seçmenlerin, üniversite öğrencilerinin, STK ve siyasi bileşenlerin yani özetle her kesimden yurttaşın sokak hareketi ile karşılaştı siyasi iktidar. Beyazıt’ta yıkılan o ilk barikatı Ankara’da ODTÜ’den öğrenciler, İzmir’de Bayraklı’ya yürüyen yurttaşlar sahiplendi çalınan diplomaya ve yaratmaya çalıştıkları geleceksizliğe karşı yürüdü üzerine karanlığın. Peki bu süreçte AKP iktidarı ne mi yaptı, bir yılda bizi ne kadar geriye götürdü? Gelin birlikte bakalım.
Yurt genelinde yapılan sokak hareketlerini bastırmak için her bir polise verilen 10 bin liralık ikramiye, Hazineden tek kalemde yüz milyonlarca, potansiyel olarak milyarlarca liralık bir sıcak para çıkışı anlamına gelmektedir. İstanbul Valiliği’nin şehre giriş ve çıkışları yasaklaması ve dört gün süreyle tüm toplantı ve gösterilerin yasaklanması kararının makroekonomik analizi yapıldığında, yurdun GSYH’sinin yaklaşık üçte birini üreten İstanbul'un felç edilmesinin sonuçları da ağır olmuştur. Devletin akademisyenleri, sendikacıları, öğrencileri, gazetecileri bastırmak için istihbarat birimlerini, savcıları ve terörle mücadele polislerini operasyona göndermesi, asayiş bütçesinin demokratik hak arayışlarını kriminalize etmek için nasıl israf edildiğinin net bir göstergesidir. Devlet aygıtı, bu zararı kendi uyguladığı antidemokratik politikaların doğal bir sonucu olarak görmek yerine, faturayı en yakın siyasi rakibi olan CHP’ye yıkma stratejisini izlemiştir.
2026 yılının Ocak ayında İstanbul 62. Asliye Ceza Mahkemesinin gerekçeli kararında açıkça belirttiği hükme göre: "19 Mart Saraçhane protestolarına katılmak anayasal haktır". Eğer bir protestoya katılmak anayasal hak ise; sıkılan binlerce ton biber gazı, kısıtlanan internet altyapısı ve aylar süren tutukluluk halleri tamamen Anayasa'ya aykırı, yasadışı devlet müdahaleleri olarak tarihe geçmiştir. Makroekonomik perspektiften bakıldığında, anayasal bir hakkın kullanılmasını engellemek için harcanan bu devasa bütçe, tam anlamıyla bir kamu zararı ve yolsuzluk teşkil etmektedir. Adalet sisteminin kendi içinde çelişen bu yapısı, kolluk kuvvetlerinin sahadaki harcamalarının hiçbir yasal zemine oturmadığının resmi itirafıdır. Son harcama olarak da İmamoğlu ve aynı dosya kapsamındaki diğer tutukluların yargılanmasının başladığı Marmara Cezaevi içinde inşaatına devam edilen duruşma salonuna 992 milyon liralık bütçe harcanmıştır.
Kaynağın toplumsal etkisini ölçebilmek için, Fırsat Maliyeti teorisine başvurulmalıdır. Fırsat maliyeti, belirli bir kaynağın bir alternatifte kullanılması kararı alındığında, vazgeçilmek zorunda kalınan en iyi ikinci alternatifin sağladığı potansiyel faydadır. “Fırsat Maliyeti = Vazgeçilen Alternatifin Sosyal Getirisi - Seçilen Yatırımın Sosyal Getirisi” deriz. Kamu maliyesinde devlet bütçesi, vatandaşlardan toplanan vergilerle oluşturulan ve sınırlı bir havuzdur. Devletin birincil görevi, bu bütçeyi toplumun marjinal sosyal faydasını maksimize edecek kamu mallarına tahsis etmektir. 992 Milyon liralık bir likiditenin, marjinal sosyal faydası oldukça sınırlı olan, esasen belirli bir dönemin spesifik siyasi davalarını yönetmek üzere cezaevi yerleşkesine inşa edilmiş tekil bir betonarme komplekse aktarılmasının fırsat maliyeti devasadır.
Eğer 992 Milyon lira, Silivri'deki mahkeme kompleksine değil de KYK bütçesine aktarılsaydı; sıfırdan her türlü sosyal donatıya sahip, kütüphanesi ve yaşam alanları olan en az 1300 ila 1500 kapasiteli modern bir devlet yurdu İstanbul'un merkezine inşa edilebilirdi. Eğer bu yurtlar daha modüler ve standart donanımlı olarak tasarlansaydı, yaklaşık 3 bin gence barınma imkanı sağlanabilirdi. Tek bir mahkeme salonunun faturası, binlerce gencin barınma hakkının gasp edilmesidir.
Bütçe, doğrudan Milli Eğitim Bakanlığı yatırım bütçesine entegre edilseydi eğitimdeki bölgesel eşitsizlikleri giderecek şekilde 24 derslikli tam 24 adet modern okul inşa edilebilirdi. Bu eşzamanlı olarak 15 ila 20 bin civarında çocuğun ve gencin modern standartlarda eğitim görmesi anlamına gelmektedir.
Gençlik Merkezi'nin devlete ortalama proje maliyeti yaklaşık 34 buçuk milyon lira olarak hesaplanmaktadır. TOKİ tarafından Cent Yapı'ya ödenen bütçe ile; 29 adet yeni Gençlik Merkezi inşa edilebilirdi.
Bir lisans öğrencisinin, eğitim masraflarını karşılayabilmek adına 12 ay boyunca devletten alacağı toplam yıllık burs maliyeti 48 bin lira yapmaktadır. 992 Milyon liralık yatırımın tamamı nakdi burs bütçesine doğrudan gelir transferi olarak aktarılsaydı; hiçbir kesinti olmaksızın tam 20.666 lisans öğrencisine 1 tam yıl boyunca aylık 4 bin lira karşılıksız burs sağlanabilirdi.
Ekonomik çarpan etkisi dikkate alındığında tablo daha da çarpıcıdır. 992 milyon liranın cezaevi yerleşkesinde haftanın belli günleri kullanılacak atıl bir kapasite olarak durmasıyla ; aynı miktarın 20 bini aşkın gence doğrudan nakit olarak verilmesi arasında devasa bir makroekonomik fark vardır. Gençlere verilen bu bütçe makroekonomik döngüye tüketim ve yatırım olarak pozitif bir şok uygulayacaktır. Cezaevine gömülen betonun ise ekonomik getirisi tamamen sıfırdır; tam tersine devlete sürekli, kalıcı ve devasa bir işletme ve cari gider yükü oluşturacaktır.
Yarın, geniş bir yazar kadrosu ile günceli değerlendirme, siyasi gelişmeleri takip etme, öngörme, anlama ve fikri bir yön çizme hedefindedir. Ancak yayınlanan yazılardaki görüşler, Yarın Yayın Kurulu’nun politik değerlendirmeleriyle tümüyle aynı çizgide olmayabilir. Farklı değerlendirmelere sahip olsalar da mücadeleye katkı sunacağını düşündüğümüz tüm yazılara yayın ilkelerimiz çerçevesinde yer vereceğiz.















241534546.webp)





245950176.webp)




243859717.webp)


240459470.webp)









253426919.webp)











255437302.webp)





230903555.webp)







234218485.webp)


231323595.webp)



















222511212.webp)




























